Oyunlar Bağımlılık Yapar mı? Neden Oyun Oynuyoruz?

On binlerce saatimizi neden harcadığımızı hiç merak ettiniz mi?

Bu yazıyı yazan kişi olarak ve siz de bu yazıyı okuyan kişi olarak muhtemelen binlerce saatimizi bir sürü farklı oyun oynayarak geçirdik. Yeri geldi belki ailemizle, arkadaşlarımızla, sevgililerimizle harcayacağımız vakitten kısıp oyun oynamayı tercih ettik. Kimi zamanlarımız oldu sırf oyun oynadığımız için sınavlarımıza yeteri kadar çalışmadık, notlarımız düştü. Peki, hiç Neden Oyun Oynuyoruz diye sorduk mu kendimize? Oyunlar bağımlılık yapar mı?

Yapacak onca şey varken oyun oynuyor olmayı tercih etmek bir suç mu? Yada bağımlı mıyız? Yoksa bizi mutlu eden şey yalnızca oyun oynamak mı?

İşte bu tip soruların yanıtlarına, bu makalede cevap aramaya çalıştım. Siz de neden oyun oynadığımızı merak ediyorsanız, oyun oynama sebeplerimize gelin birlikte bakalım.


İlginizi Çekebilir: GTA 5 Online vs RDR 2 Online! Hangisi Daha İyi?


Oyunlar bağımlılık yapar mı? Amaç yalnızca eğlenmek mi?

Ayrıntılara geçmeden önce hepiniz içinizden belki de sadece eğlenmek veya zaman geçirmek için oynuyoruz işte demiş olabilirsiniz. Ama bu aslında o kadarda gerçekçi bir yaklaşım değil.

Hayatta yaptığımız tüm eylemlerin birtakım bilinçaltında yatan sebepleri var. Siz tabii ki o an böyle bilimsel bir yaklaşımla bilgisayar başına geçmiyor olabilirsiniz. Elinize telefonunuzu alıp bir mobil oyuna girdiğinizde de amacınızın yalnızca vakit geçirmek olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ama bir de sizin için derlediğim sebepleri göz önünde bulundurup düşünmenizi istiyorum. Şimdi bu sebeplere geçelim.

Hakimiyet Duygusu

Şu ana kadar oynadığımız tüm oyunları gözden geçirdiğimiz zaman aklınıza ilk gelen karakterleri bir düşünün. Bir çoğumuzun aklına ‘Kratos, Geralt, Ezio hatta Mario’ gibi isimler gelecektir. Böyle güçlü ve gerçek hayatta hiçbir zaman o seviyelere ulaşamayacağımız karakterlerin ne yapacağına karar vermek sebeplerimizin ilki.

Koca bir tanrıyı yalnızca vuruşlarımızla deviren Kratos, onlarca yaratığın içinden burnunu bile kanatmadan çıkarttığımız Geralt, şehirlerde çatılardan çatılara atlattığımız Ezio, yaratıkların üstüne zıplatıp öldürttüğümüz ve çıkılamayacak yüksekliklere zıplattığımız Mario bize bu hakimiyet duygusunu yaşattı bu güne kadar.

Böyle güçlü karakterlere yalnızca ellerimizle komut vermek ve ne yapacaklarına karar verebiliyor olmak bizleri daha fazlasını istemeye itti. Gelişmiş grafiklerle ve animasyonlarla o karaktere verdiğimiz emirler bizlere hep tatmin duygusu yaşattı. İşte bu yüzden bu karakterlerin verdiği hakimiyet hazzı, bizleri günlük hayatın dışında bu tip güçlere hakim olmaya itti.

Hayatımız boyunca sahip olamayacağımız bir arabaya, 100 lira verip satın aldığımız bir oyunda sahip olma mutluluğuna eriştik. Sokakta rast geldiğimizde dönüp iki kez baktığımız arabalara, oyunlarda hakim olup sağa sola çarpabilme şansı, bizlerin bu duyguyla beraber oyunlara daha sıkı sarılmamıza sebep oldu.

Başarma Hissiyatı

Oyunlarda neden ‘achievement’ veya ‘lig yükselme’ sistemleri olduğunu hiç düşündünüz mü? Steam içerisinde bulunan başarım ilerlemeleri, PlayStation’ın sunduğu trophy sistemi, League of Legends lig sistemi, CS:GO rank sistemi vb.

Oyun yapımcıları ve büyük şirketler, oyunculara bu tip sistemler sunarak oyun oynadığımız süreçlerde bir şeyler kazanmayı veya bir gün önce bulunduğumuz sıralardan yukarılara çıkmamızı istiyorlar. Bunun en büyük sebebi ise bu kazanma ve başarma hissinin bizi o oyunlara daha çok bağlaması.

Siz belki arkadaşlarınız Diamond Ligindeyken Gold Liginde olmanın utanç verici olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. O yüzden saatlerce bir üst lige çıkmak için ve onlara yetişmek için uğraşıyor olabilirsiniz. Ancak bu uğraşınızın asıl sebebi kesinlikle kendinize bunu başarabileceğinizi göstermiş olma isteğiniz.

Başarılı olma hissi öyle bir histir ki, hiçbir zaman doygunluğa ulaşamazsınız. Başarılı oldukça daha da yukarılara çıkma isteğiyle, bu tip ilerleme kaydettiğimiz oyunlara yüzlerce saatimizi harcıyoruz. Bunun en güzel örneği ise herhangi bir Battle Royale oyunda günlerce, son kalan kişi olmak için uğraşıp ilk 1.liğinizden sonra oyunu daha fazla oynama isteğinizin gelmesidir.

Rekabetçi Yaklaşım

Ülkemizde League of Legends, dünyada ise Starcraft, CS:GO gibi oyunların getirdiği competitive (rekabetçi) duyguya geldi sıra. Burada işler tamamen bambaşka bir boyutta.

Çok büyük markaların sponsor olduğu, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray gibi kulüplerin e-Spor takımları kurduğu günümüzde, aslında ana başlık tamamen rekabet duygumuzun tetiklenmesi. Hepimiz, en iyi olma duygusuyla milyonlarca insanla rekabet ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz.

Küçüklüğümüzden beri ailemizde, arkadaş çevremizde, sınıfımızda ve sokakta bile bir çok insanla rekabet eder durumdayız. Bir insanın bu kadar alışık olduğu bir duyguyu oyunlara entegre etme fikri de bizi bugünkü ”gamer” kişiler yaptı işte.

Arkadaşlarımızla Fifa-Pes oynarken yaşadığımız rekabet hissi, Street Fighter-Mortal Kombat oynarken yaşadığımız duygular bizleri daha da oyunlara ”bağımlı” insanlar yaptı. Bu rekabet, bir önceki başlıkta incelediğimiz başarma hissiyatı ile bütünleşince de bizim Neden Oyun Oynuyoruz sorumuza bir cevap daha bulmuş olduk böylece.

Ünlü Olma Arzusu

Bu sebep pek tabii ki herkes için geçerli değil. Ancak Youtube, Twitch gibi mecraların artık bir iş kapısı olduğu ise aşikar. Bu tip internet mecraları üzerinden oynadığı oyunu paylaşarak para kazanma şansı, bizleri daha ciddi bir şekilde oyunlara yaklaştırıyor.

Ayrıca oyunculuk kalitesi ile veya oyun oynarken verdiği tepkiler ile insanlar tarafından sevilen biri haline gelmek, bir insan için tarif edilemez güzel duygular. Sevdiği şeyi yaparken bunu aynı zamanda maddiyata dönüştürüp, bir de üstüne bir çok insan tarafından sevilmek, son yıllarda bir çok gencin hayallerini süslüyor.

İşte günümüz dünyasının oyunculara sunduğu bu imkanlar ve insanların sizin karakter özelliklerinize hayran olması gerçeği yüzünden, oyunları bırakmakta zorlanıyoruz. Herkes potansiyel bir ünlü haline gelmişken ve bunu yalnızca oyun oynayarak yapabilecekken, yıllarca oyun oynamaya devam edilecek olması gerçeği kulağa hiç absürt gelmiyor.


İlginizi Çekebilir: 390 TL’ye Xbox Series X Sahibi Olun!


Sizlerin de Neden Oyun Oynuyoruz ve Oyunlar Bağımlılık Yapar mı sorularına cevaplarınız varsa, hemen altta bulunan yorumlar kısmına fikirlerinizi yazabilirsiniz. Ayrıca Sosyal medya hesaplarımızdan yaptığımızın paylaşımların altına da yorumlarınızı bekliyoruz.

Exit mobile version