2026’da Steam’de çıkan yeni oyunların çoğunda yapay zeka kullanılması, bunun da ilk haftada böyle olması, büyük tartışma yarattı. Detaylar haberimizde sizi bekliyor.
İlginizi Çekebilir: Steam Aralık Ayında Paraya Para Dememiş
2026’da Steam’de Çıkan Yeni Oyunların Çoğu Yapay Zeka ile Geliştirilmiş
Oyun içeriği üreticisi Jenna Stoeber, günlük bazda yayınlanan oyunlara derinlemesine bakış attığı bir video paylaşımında bulundu. 2026 yılının ilk haftasında Steam mağazasında iki yüz otuz oyun yayınlanmış. Bu oyunların büyük bir bölümünde yapay zeka teknolojisinden faydalanılmış. Bu noktada, yılın ilk gününde toplamda kırk iki oyunun yayınlandığı ve bunların yarısında yapay zekanın kullanıldığı söyleniyor. Daha da ilginç olanı ise, bu oyunların üçünün geliştiricisi aynı görünüyor.
Söz konusu teknolojiden kimi zaman görsel çözünürlük yükseltme anlamında faydalanılır iken, sanat tasarımı, seslendirme ve yazı içerikleri gibi konularda yardım alınmış. Zaten Steam sayfasının açıklama kısmında da bu belirtiliyor.
Yaşanan bu durum, mağazadaki içerik kalitesi konusundaki soru işaretlerini arttırmış iken varlık çevirme (bir geliştiricinin önceden hazırlanmış varlıkları satın alması ve bunların aracılığıyla çok sayıda genel oyun permütasyonu üretmesi ve düşük fiyatlara satması) tartışmaları da yeniden gündeme geldi.
Mağazadaki bir başka sorun ise bütünüyle insan emeği ile üretilen ve büyük ölçüde özgünlüğün hedeflendiği bağımsız oyunların bu yoğunlukta fark edilemiyor olmaları. Bu durum karşısında çoğu yapım, ya çok seyrek bir şekilde oyuncuların karşısına çıkıyor ya da hiç çıkmıyor. Haliyle de geliştiriciler kadar oyuncular için de büyük problem olmayı sürdürüyor.
Yapay zeka içerikli oyunların yanı sıra, NSFW oyunların sayısında da bir hayli artışın yaşanması da giderek büyüyen bir problem konumunda bulunuyor. Öyle ki, yılın ilk haftasında onlarca bu etiketi taşıyan oyunun yayınlandığı söyleniyor. Görünüşe göre Steam mağazası görünürlük ve içerik denetimi konusunda iyi bir iş çıkartamamayı sürdürüyor. Valve şirketinin de bu konuda kalıcı bir çözüm bulamadığı ortada. Haliyle tartışmaların da daha uzun bir süre devam edeceğini söyleyebiliriz.





