Yıllar sonra ortaya çıkan bir VHS kaset, Capcom firmasının otuz yıl önceki halini gözler önüne serdi. Bu da günümüze kadar olan zamanda ne denli büyük bir gelişimin yaşandığını da net bir şekilde gösteriyor diyebiliriz.
İlginizi Çekebilir: Kutulu Resident Evil Requiem Satışları Dikkat Çekiyor
1983 yılında kurulmuş olan Capcom, kırk üç yıllık tarihinde Devil May Cry, Mega Man, Resident Evil ve Street Fighter dahil pek çok kaliteli markaya imza atmıştı. Bu haberimizde ise sizlere, firmanın otuz yıl önce nasıl göründüğüne dair bir videodan bahsedeceğiz.
1996 yılı, Japon oyun devi için hayli yoğun bir dönem olmuştu. Mega Man 8 ve Mega Man X4 ev konsolları için geliştirilir iken, Street Fighter Alpha 2 ise atari salonlarında oyuncular ile buluşmuştu. O dönemde ayrıca Breath of Fire III ve Resident Evil’ın ilk oyunuyla da tanışmıştık. İşte bu dönemde, Capcom tarafından Japon hayran kulübü üyelerine stüdyo turunun yapıldığı bir bir kaset gönderilmişti.
Capcom Firmasının 30 Yıl Önceki Hali Nasıldı?
Yıllar sonra ortaya çıkan bu VHS kaseti, planlama bölümünün gösterilmesi ile başlıyor. Bu kısımda, projelerin genel vizyonu belirleniyor. Sizin de gördüğünüz üzere, günümüz ile karşılaştırıldığında her şey çok daha fiziksel ilerliyor. Yani günümüzdeki dijital üretim araçlarının yerine, taslakların tamamı elle hazırlanıyor ve her şey masada belirleniyor.
Sanat tarafında karakter animatörleri çok sayıda ayrı çizim karesi ile hareketleri oluşturuyorlar iken, fon tasarımcıları ise çevredeki detayları en küçük detaylara kadar çiziyorlar. Promosyon görselleri üzerinde çalışan sanatçılar da dergiler ve poster için karakter çizimlerini yeniden hazırlıyorlar.
Eski tip klavyelerin, miksaj cihazlarının ve dönemin dijital ekipmanlarının kullanıldığı ses bölümünde, bir oyun için başta yüz civarı şarkı bestelenir iken içlerinden yaklaşık ellisinin seçiliyormuş. Videoda da Street Fighter ile ilgili tanıdık sesler ve tınılar duyabilmek de mümkün oluyor.
Animasyonlar, fon görüntüleri ve müziklerin sorunsuz bir şekilde işlev gösterebilmesi için kod yazan programcıların bölümü ise sade olmasına rağmen kritik alanlarından birisi oluyor. Tahmin edebileceğiniz üzere en ufak bir hatanın bedeli hayli ağır oluyor.
Genel olarak baktığımızda, günümüz şartları ile karşılaştırıldığında ne denli büyük bir gelişimin yaşandığı görülebiliyor. Elbette o dönemdeki imkanlar böyleydi ve aradan geçen otuz yıllık süreçte büyük bir çağın atlandığı net bir şekilde gözler önüne seriliyor. Dahası ise yaratıcılık açısından oldukça yoğun bir üretim ortamı sunuyormuş.





