KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Shadow of the Tomb Raider İnceleme

Ana karakterinin bir kadın olduğu en uzun soluklu seri, tabi ki Tomb Raider serisidir. 1996 yılında, Lara Croft hanım kızımızın dünya üzerinde bulunan üç gizemli Scion ganimetini bulmaya kalkışmasıyla, seri oyun dünyasına merhaba demişti. O zamandan bu zamana kadar, sayısız macera ile sürüsüne bereket platformda boy gösteren Tomb Raider serisi, kısa sürede de bir marka haline gelmişti. Ne var ki, Tomb Raider: The Angel of Darkness oyununa kadar serinin başında olan efsanevi Core Design stüdyosu, bu oyunun başarısız olması sonrasında, Eidos Interactive tarafından alınan bir karara bağlı olarak seriyi Crystal Dynamics stüdyosuna bırakmak zorunda kalmıştı. Bildiğiniz gibi Eidos Interactive şirketinin 2009 yılında Square Enix tarafından satın alınması ile Crystal Dynamics, artık Square Enix şirketine ait bir stüdyo olmuştu.

2008 yılında satışa sunulmuş olan Tomb Raider: Underworld sonrasında bir süreliğine sessizliğe gömülen Tomb Raider serisi, 2013 yılında Tomb Raider adı altında satışa sunulan ve her şeyin başına dönüldüğü bir oyun ile karşımıza çıkılmıştı. Üçleme olarak planlanmış olan bu yeni seride, bizlere Lara Croft hanım kızımızın acemi bir maceracından deneyimli bir mezar baskıncısına nasıl dönüştüğü anlatılacaktı. İlk oyunun çıkışından sonra, öncelikli olarak 2015 yılında Xbox One, 2016 yılının başlarında PC ve aynı yılın sonlarına doğru da PlayStation 4 için satışa sunulmuş olan Rise of the Tomb Raider sonrasında, sıra üçlemenin son halkasına geldi: Shadow of the Tomb Raider.

Shadow of the Tomb Raider, resmi olarak 15 Mart 2018 tarihinde duyurulmuştu. İlk detaylı bilgileri ise 27 Nisan 2018 tarihinde öğrenmiştik. Bu zamandan sonra E3 2018 ve GamesCom 2018 fuarları geçti ve üçlemenin son halkası hakkında daha fazla bilgi sahibi olduk. Yeni yeni fragmanlar ve oynanış videoları izledik. Tüm bunların ardından, en nihayetinde de 14 Eylül 2018 tarihinde PlayStation 4, PC ve Xbox One platformlarında yeni bir maceraya daha atıldık. Peki nasıl olmuş bu Shadow of the Tomb Raider? Gelin isterseniz oyunun bir derinliklerine dalalım...


Hikaye

Shadow of the Tomb Raider oyununun hikayesi, Rise of the Tomb Raider oyununun iki ay sonrasındaki bir zamanda geçiyor. Senaryoya göre, Lara Croft, beraberinde Jonah ile ölen babası ile bir bağlantısı olan Maya ganimeti The Key of Chak Chel için Latin Amerika topraklarında araştırma yapmaya başlıyor. Gelin görün ki, Rise of the Tomb Raider oyununda başımıza ciddi anlamda bela olan Trinity örgütü de Pedro Dominguez (kendisi örgütün Yüksek Konsey Başkanı olmasının yanı sıra, Paititi Prensi ve Cult of Kukalkan lideri) liderliğinde aynı ganimetin peşine düşüyor. Hatta ve hatta Silver Box of Ix Chel isimli bir başka ganimeti daha arıyorlar. Amaçları ise, bir Maya efsanesine bağlı olarak bu iki ganimeti birleştirerek Kukulkan isimli tanrıyı çağırıp, dünyayı yeniden şekillendirmek. Ancak bunun için öncelikle Paititi şehrini bulmaları gerekiyor; çünkü, Silver Box of Ix Chel adı verilen diğer ganimet, Paititi şehrinde bir yerde. 

Bizler ise Lara Croft olarak, belirli bir noktada Jonah ile yolumuzu geçici olarak ayırıp da devam ettiğimiz araştırma sırasında, The Key of Chak Chel ganimetine örgütten önce ulaşmayı başarıyoruz. Ne var ki, ganimeti yerinden oynatıp da almış olmamız, ilkinin bir tsunami olduğu bir felaketler zincirinin tetiklemesine neden oluyor. 

Sizler için sürpriz olur mu bilmiyorum, ama The Key of Chak Chel ganimetini bulmamızın üzerinden fazla bir zaman geçmeden, Pedro Dominguez ile ilk karşılaşmamızı da gerçekleştiriyoruz. Bu karşılaşma ise tahmin edebileceğiniz üzere daha kötü bir olaya neden oluyor. The Key of Chak Chel, örgütün eline geçiyor. Haliyle de otomatik olarak Lara hanım kızımızın bir adım önüne geçmiş oluyorlar. Artık Trinity için geriye tek hedef kalıyor: Silver Box of Ix Chel isimli diğer ganimeti bulmak. Lara Croft olarak bizim yapmamız gereken ise, öncelikli olarak Paititi şehrine gitmek ve sonrasında da Trinity örgütünden önce Silver Box of Ix Chel ganimetini bulmak olacak.


Oynanış

İncelemeye bir giriş yaptım. Sizlere konudan da bahsettim. Şimdi ise sıra geldi oyunun oynanış kısmına... Oynanış sistemi olarak Shadow of the Tomb Raider, serinin son iki oyunu olan Tomb Raider ve Rise of the Tomb Raider ile karşılaştırıldığında, aslında pek bir yenilik sunmuyor. Eğer bu iki oyunu da oynadıysanız, aynı sistemin Shadow of the Tomb Raider oyununda da karşınıza çıkacağını söyleyebilirim. Eğer oynamadıysanız da pek bir yabancılık çekmeyeceksiniz, ama genel olarak bahsetmek gerekirse, oyunun başlarında ok ve yay kullanımı var. Ancak senaryoda ilerlediğiniz süre boyunca tabanca, pompalı tüfek ve makineli tüfek gibi ateşli silahlar da buluyorsunuz. Buna ek olarak, Far Cry 3, 4 ve Primal ve Horizon: Zero Dawn oyunlarında olduğu gibi çevreyi araştırıp, sağlık ekipmanı ve zehirli ve alevli olmak üzere çeşitli ok üretimi için malzemeler, silahlarınızı geliştirmek için de hurdalar topluyorsunuz. Sağlık ekipmanı ve çeşitleriyle birlikte ok üretimi anlık olarak gerçekleştirilebiliyorken, silahlarınızı geliştirmek için ise kamp alanları bulmanız lazım. 

Bu kamp alanlarında, kazandığınız ekstra puanlar (XP) neticesinde elde ettiğiniz Skill Point'ler ile Lara hanım kızımızın yeteneklerini geliştirmeniz de mümkün oluyor. Bu bağlamda da sizi Scavenger, Warrior ve Seeker olmak üzere üç farklı kategori bekliyor. Kazandığınız deneyim puanına veya puanlarına göre uygun olan geliştirmeyi veya geliştirmeleri anında alabiliyorsunuz. 

Çevreyi araştırmak demişken... Çevreyi araştırırken bulacağınız şeyler tabi ki üretim için malzeme ile sınırlı değil. Bir yandan da senaryoya derinlik katacak belgeler ve ganimetler de toplayabiliyorsunuz. Ayrıca belirli noktalarda karşımıza çıkan yazıtları ve duvarlara yapılmış resimleri, Lara hanım kızımız Rise of the Tomb Raider oyununda edindiği tecrübe ile tercüme edebiliyor. Bu sayede de yine senaryoya katkısı olacak bazı yeni bilgileri de edinebiliyoruz. Topladığınız belge ve ganimetlere, oyun sırasında istediğiniz an PlayStation 4 platformunda oynuyorsanız kontrol kolundaki dokunmatik yüzeye, Xbox One platformunda oynuyorsanız View düğmesine, bilgisayarda oynuyorsanız da TAB tuşuna basarak ulaşacağınız harita menüsünden yeniden ulaşmanız mümkün oluyor. Bu menü aracılığıyla, aynı zamanda haritanın bulunduğunuz bölgesini tamamlama oranınızı ve olası yan araştırma görevlerini de görüntüleyebiliyorsunuz. 

Shadow of the Tomb Raider oyununun oynanış sisteminin Tomb Raider ve Rise of the Tomb Raider oyununa benzediğini söylemiştim. Gizlilik konusunda bilhassa Rise of the Tomb Raider oyunu ile benzerlik gösteriyor. Tehlikelerden gizlenmek için çalıları kullanabiliyorsunuz. Hal böyle olunca, çevredeki Trinity askerlerinin sizleri görmesi zor oluyor ve size de strateji oluşturmak için düşünmek adına kendinize harika bir fırsat yaratmış oluyorsunuz. Survival Instict (ki bu Assassin's Creed oyunundaki Eagle Vision özelliğinden esinlenilerek Tomb Raider oyununa aktarılmıştı) tuşuna basarak, etrafınızdaki düşmanların durumunu daha iyi görebiliyorsunuz. Düşmanların durumundan kastım, hangi düşmanın hangi çizgi üzerinde hareket ettiğine ek olarak, hangi düşmanların birbirlerini görüp, hangi düşmanların birbirlerini görmedikleriyle ilgili. Kafası sarı renk olan düşmanlar diğer etraftaki diğer düşmanlar tarafından görülmüyor. Kırmızı renk olan düşmanlar ise başka bir düşman veya düşmanlar tarafından görülüyor demektir. Bu da, izleyeceğiniz strateji açısından size epey bir yardımcı oluyor. Ancak strateji açısından zor bir konumdaysanız veya yanınızda savaşacak kadar cephane yoksa, düşmanlarınızın dikkatlerini dağıtabilmek gibi bir seçeneğiniz de mevcut. The Last of Us oyununda yer alan ve sonradan The Evil Within ve Resident Evil: Revelations 2 gibi oyunlarda da karşımıza çıkan bu sistemde etrafınızda bulunan şişeyi farklı bir noktaya atarak, düşmanlarınızın o tarafa doğru yönelmesini sağlayabiliyorsunuz. Hal böyle olunca da, dikkatli bir şekilde ilerleyerek, kimse ile savaşmadan yolunuza devam edebiliyorsunuz. Ancak bu noktada, eğer isterseniz şişeyi fırlattığınız tarafa giden düşmanınızın gizlice peşinden gidip de kimseye fark ettirmeden, uygun bir noktada sessizce öldürmeyi de tercih edebilirsiniz.

Sizlere bahsetmek istediğim bir diğer nokta ise gizli mezarlar. İlk olarak 2013 yılında çıkmış olan Tomb Raider ile seriye katılmış olan gizli mezarlar, Rise of the Tomb Raider oyunundan sonra Shadow of the Tomb Raider oyununda da karşımıza çıkıyor. Bu gizli mezarlar tamamıyla seçeneğe bağlılar. Yani girip girmemek tamamıyla size kalmış. Eğer tercih eder ve mantığa dayalı olan gidişatta yolunuzu açarsanız, sizleri epey iyi şeylerin beklediğini söylemem gerek. Shadow of the Tomb Raider oyununda ise bu mezarlar, oyunun yapısına bağlı olarak hem daha ürkütücü hem de daha tehlikeliler. Ancak verilen ödüller ise önceki oyunlardakilerden pek de farklı değil.

Oyun ile ilgili dikkat çeken bir farklılık, daha önceden Paititi şehri ile ilgili olarak yayınlanmış oynanış videosunda da gördüğümüz üzere bir takas sisteminin bulunuyor olması. Bu sistem sayesinde, üretim yapmamıza yarayan materyaller, kıyafetler ve silahlar da dahil birçok eşya için yerel halk ile pazarlık da edebiliyoruz. Bu sayede, işimize yarayabilecek önemli eşyaları da başımızı pek fazla derde sokmadan elde edebiliyoruz. Ayrıca, Lara hanım kızımızın pazarlık yapma becerisini de görmüş oluyoruz. Hatırlayacağınız üzere Uncharted 4: Bir Hırsızın Sonu oyununda Nathan ağabeyimizin pazarlık becerisini(!) görme fırsatımız olmuştu. Bu açıdan Lara hanım kızımız sanki biraz daha becerikliymiş gibi görünüyor. Belki de bana öyle gelmiş olabilir tabi ki.


Görsellik

Shadow of the Tomb Raider oyununda Foundation isimli bir grafik motoru kullanılıyor. Bu grafik motoru aslında Rise of the Tomb Raider oyunundaki motor ile aynı, ama Eidos Montreal stüdyosunun Ar-Ge bölümü, grafik motorunu önemli ölçüde geliştirmiş ve limitlerini sonuna kadar zorlamışlar. Bunun neticesinde ise Shadow of the Tomb Raider oyunu görsel açıdan Rise of the Tomb Raider oyunundan belirgin ölçüde daha iyi görünüyor. Kaplamalar, su efektleri, ışık-gölge oyunları ve ışık huzmeleri son derece gerçeğe yakın görünüyor.


Son Karar

Oynanış sistemi olarak, Shadow of the Tomb Raider, Tomb Raider ve Rise of the Tomb Raider oyunlarının neredeyse aynısı demek çok da yanlış olmaz. Sadece konu anlamında farklılık var. Eğer son iki oyunu oynadıysanız zaten herhangi bir yabancılık çekmeyeceksiniz. Oynamadıysanız da son dönemde piyasaya çıkmış olan oyunlardaki oynanış sisteminden çok da farklı olmayan bir sistem ile karşımıza çıktığı için yine pek bir yabancılık çekmeyeceğinizi söyleyebilirim, ama tabi ki bunlar Shadow of the Tomb Raider oyununun eğlenceli bir oyun olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Buna ek olarak, Lara Croft hanım kızımızın nasıl deneyimli bir mezar baskıncısına dönüştüğünü görmeyi istiyorsanız da kaçırmamanız gereken bir oyun olarak karşınıza çıkacak. Şimdiden iyi oyunlar dilerim!

Yorumlar

OYUNUN ARTI YÖNLERİ

  • Etkileyici bir hikaye
  • Çevre tasarımı
  • Çözülmeye değer gizli mezarlar
  • Bölüm tasarımları

OYUNUN EKSİ YÖNLERİ

  • Farklı olmayan oynanış sistemi
  • Gizlilik sistemindeki sıkıntılar
inceleme puanı
8.7
  • Grafik: 9.0/10
  • Ses / Müzik: 9.0/10
  • Hikaye / Atmosfer: 9.0/10
  • Oynanabilirlik: 8.0/10
kullanıcı puanı

0 KULLANICININ OYU

0.0
  • Puan verebilmek için giriş yapmalısınız.