KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Need For Speed Payback İnceleme

 

2015 yılında çıkmış olan Need for Speed oyunu ile birlikte Electronic Arts tarafından alınan bir karar neticesinde, artık senelik Need for Speed oyunları görmeyeceğimizi öğrenmiştik. Bu bağlamda ise pas geçilen 2016 yılı sonrasında Need for Speed Payback oyunu ile geçtiğimiz günlerde buluştuk. Bakalım aradan geçen zaman yeni oyuna yaramış mı?

Hikaye

Oyunun senaryosu, adından da anlaşılacağı üzere bir intikam senaryosuna dayalı. Öyle ki, ekibimiz ile birlikte Marcus Weir tarafından düzenlenmiş olan bir sokak yarışına katılarak, Koenigsegg Regera marka arabayı önce çalma planı yapıyoruz. Bunu yapmaktaki amacımız ise sonradan da bu arabayı satarak paraya çevirmek ve hayallerimizi gerçekleştirmek. Bir diğer deyişle, bu araba çalma planından Marcus Weir'in hiçbir şekilde haberi yok. Ne var ki, The House ile birlikte çalıştığını sonradan öğrendiğimiz Lina Navarro, ekibimize son anda bir kazık atarak arabayı elimizden alıyor. Bunun nedeni ise, The House örgütünün başındaki The Collector isimli adamın daha önceden Marcus Weir ile araba için anlaşmış olması. Yani Koenigsegg Regera marka arabanın satın alım işlemi gerçekleşmiş. Öte yandan, araba esasında The House örgütünde olmasına rağmen, örgüt, arabanın kayıp olduğu öne sürerek Marcus Weir’i tehdit ediyor. Yani Weir ya arabanın parasını verecek ya da gazinosundan olacak. Hâl böyle olunca, Marcus Weir ekibimizden Tyler Morgan'ı ilk önce hapse attırmakla tehdit etse de, kendi ayağına sıkmamak için sonradan işbirliği yapmak için bir de seçenek sunuyor. Ne var ki, Tyler Morgan buna kesin bir yanıt vermiyor; çünkü, başka bir amacı var. The House’a sızarak Lina Navarro'ya yaklaşabilmek. Bunun için de örgüt ile bağlantısı olan Ramon the Dispatcher sayesinde örgütteki adamlardan birinin telefonunu alıp, The House’a katılma isteğinde bulunuyoruz. Ne var ki, her isteyenin katılamayacağını, öncelikle bir dizi testlerden geçmemiz gerektiğini öğreniyoruz. Bu testlerden başarıyla geçtikten sonra ise Lina Navarro tarafından düzenlenmiş olan bir gece yarışına katılıyoruz. Bu yarışı esasında başka birisinin kazanması planlanıyordu, ama biz tabii ki de tekere çomak sokunca, Lina Navarro ise haliyle hiç de memnun olmuyor. 

Bu yarışın ardından evimize dönerken, Marcus Weir ile bir buluşma daha gerçekleştiriyoruz. Durumun ciddiyetinin bir kez daha gündeme geldiği bu buluşmada, Weir, yarışta gösterdiğimiz performans sonrasında aklına bir fikir geldiğini söylüyor. Bu fikir ise şehirdeki en büyük yarış olan Outlaws Rush’a katılmak. Eğer bu yarışa girer ve kazanırsak, hem Lina Navarro’yu hem de The House örgütünü çökertebileceğiz. Ne var ki, Marcus Weir tarafından sunulan teklifi geri çeviriyor ve evimize doğru yola çıkıyoruz. Ancak evimize vardığımızda başımıza gelen olayın akabinde, Tyler Morgan olarak, Marcus Weir tarafından yapılan teklifi kabul ediyor. Bu ise The House örgütünden intikam almak için ekibi yeniden bir araya getirmek anlamına geliyor.

Tasarım

Need for Speed: Payback, bizlere oldukça büyük bir harita sunuyor. Gelmiş geçmiş en büyük Need for Speed oyunu haritası ile karşı karşıya olduğumuz bu oyunda, Fortune Valley şehri, Mount Providence, Liberty Desert, Silver Rock ve Silver Canyon olmak üzere dört bölgeye ayrılmış. Her bir bölgenin de kendisine özgü bir oynanış yapısı var. Mesela Silver Rock bölgesinde, şehrin sokaklarında amansız bir yarış mücadelesi verirken, Mount Providence bölgesinde ise bir yandan engebeli yollar ve zorlu virajlar ve bir yandan da dişli rakiplerimiz ile baş ederek bitiş çizgisini birinci geçmeye çalışacağız. Liberty Desert ise tozun toprağa karıştığı bir deneyim sunacak. Bu bölge, özellikle de Off-Road için oldukça uygun diyebiliriz. Peki Off-Road denince akla ilk kim geliyor? Tabii ki de Sean ‘Mac’ McAlister. Bu bağlamda da gelelim Need for Speed: Payback oyununun bizlere yaşatacağı bir ilke… 

Bu zamana kadar Need for Speed serisinde, senaryolu olan birçok oyun gördük. Most Wanted, Undercover, Carbon, The Run ve bir önceki oyunda senaryoya bağlı olarak yapılan bir ilerleyiş vardı, ama hepsinin ortak olduğu nokta ise sadece bir karakter yönetiyor oluşumuzdu. Need for Speed: Payback oyununda ise oynayabileceğimiz üç karakter var. Tyler ‘Ty’ Morgan, Jessica ‘Jess’ Miller ve Sean ‘Mac’ McAlister. Senaryo bağlamında dönüşümlü olarak kullanabileceğimiz her bir karakterin de farklı bir yeteneği var. Bu bağlamda, araba sınıfları da bu karakterlere göre beş farklı kategoriye ayrılıyor: Race, Drift, Off-Road, Drag and Runner. Ty’ı sokak ve Drag yarışlarında, Jess’i Runner adı altındaki zorlu görevlerde ve Mac’i de Drift ve Off-Road tarzı yarışlarda kullanıyoruz. Tabii ki bu üç karakter, çekirdek kadromuz. Bu üç karakterin haricinde bir de Rav Choudhry’imiz var. Rav, ekibimizin fonunda yer alan bir karakter ve kendisi deneyimli bir mühendis. Ayrıca, arabalarımızı koymamız için garajını kullanmamıza da müsaade ediyor.

Oynanış

Söz garaja gelmişken… Bir önceki Need for Speed oyununda olduğu gibi, bu oyunda da bir garajımız var ve genel olarak aynı işlevi görüyor. Yani arabamızla ilgili modifikasyon, kaplama, arabamızın yüksekliği ve tekerleklerinin duruşuna kadar birçok ince ayarı yapabiliyoruz. Bu kısım esasında bir önceki Need for Speed oyunu ile büyük ölçüde aynı. Hatta arabamızın üzerine uyguladığımız süslemeler bile büyük ölçüde bir önceki Need for Speed oyunundan bu oyuna taşınmış. Ne var ki, bu defa modifikasyon işlemi için elde ettiğimiz puanlar ziyade, tamamladığımız yarışlardan alacağımız Speed kartları işin içine giriyor. Her bir yarışın sonunda, bizlere üç farklı Speed kartı sunuluyor ve biz de içlerinden bir tanesini seçiyoruz. Kartlar kapalı olduğu için ne çıkarsa bahtımıza diyerek açıyoruz. Bu noktada, açtığımız karttan çıkan geliştirmeyi doğrudan arabamıza ekleyebiliyoruz, ama bunun tercih edebileceğimiz üç seçeneğimiz daha var. İstersek başka bir araba için kullanmak üzere garaja gönderebiliyor, istemezsek satabiliyoruz veya takas edebiliyoruz. Ancak kart konusunda sadece yarışlar ile sınırlı değiliz. Öyle ki, harita üzerinde Tune-Up Shop adı verilen yerler var. Bu yerlere giderek, elde ettiğimiz oyun içi kredinin yettiği kartı / kartları satın alabiliyor ve doğrudan arabalarımıza uygulayabiliyoruz. “Peki bu oyun içi krediyi nasıl kazanıyoruz?” diye soracak olursanız, Need for Speed: Payback oyununun da bir önceki oyun gibi açık dünya oynanışa sahip olduğunu söyleyelim. Bu bağlamda da, oyun içi kredi kazanabilmek için birçok seçeneğimiz mevcut. 2012 yılında çıkmış olan Need for Speed: Most Wanted oyunundaki gibi hız kameralarının önünden belirli bir hızda geçmek, iki nokta arasındaki yol için belirlenmiş olan süratin üstüne çıkmak, rampalardan sıçrayarak belirli bir mesafeyi havada gitmek gibi birçok seçeneğimiz mevcut ve bu seçeneklerde ne kadar başarılı olursak, o kadar çok kredi kazanabiliyoruz. Girişimimiz sonucunda bir yıldız alırsak daha az, üç yıldız alırsak daha fazla kredimiz oluyor.

Hazır oyunun açık dünya oynanışa sahip olduğuna değinmişken, Derelict konusunu da es geçmeyelim. Daha önceden hiçbir Need for Speed oyununda yer almayan Derelict, bu oyun ile birlikte seriye katılmış durumda. Peki nedir bu Derelict mevzusu? Haritamız oldukça büyük bir harita ve bu harita üzerindeki bazı noktalarda Derelict adını verdiğimiz ve terk edilmiş olan arabalar mevcut. Halihazırdaki kredimiz ile yeni arabalar almanın yanı sıra, bu terk edilmiş olan arabaları, çeşitli ipuçlarını bir araya getirerek bir bütün haline getirmeye çalışıyor ve daha sonra da, güzelinden bir modifiye ile bir canavara dönüştürebiliyoruz. Oyunu ilgi çekici hale getirebilmek için Ghost Games tarafından ortaya atılmış harika bir fikir olsa gerek.

Söz konusu Need for Speed oyunu olunca, seslere ve müziklere değinmemek de olmaz. Gerek Electronic Arts, gerekse de Ghost Games stüdyosunun müzikler konusunda oldukça iyi seçimler yaptığını söyleyebiliriz. Tür olarak birçok farklı müziğin yer aldığı çalma listemizde, ilk defa bu oyunda herhangi bir Prodigy müziği yer almıyor. Açıkçası buna neyin neden olduğunu bilmiyoruz, ama kulaklarımız her Need for Speed oyununda efsanevi grubun müziklerini duymaya alışmışken Need for Speed Payback oyununda olmaması büyük bir eksiklik.

Sesler ise Need for Speed: Payback oyununun başarılı olduğu bir diğer nokta olarak karşımıza çıkıyor. Need for Speed serisi zaten bu zamana kadar ses konusunda hiçbir şekilde sınıfta kalmadı ve Payback da bu geleneği devam ettiriyor. Eğer iyi bir kulaklığınız veya iyi bir ses sisteminiz varsa, şehirde dolaşmak sizin için büyük bir zevk olacaktır. Öte yandan, virajları el frenini çekerek alırken lastiklerin asfaltta çıkarttığı sesi, dümdüz bir yolda Nitro ile hızlanır duyduğumuz ses ve elimizi gaz tuşundan çektiğimizde egzoz borusundan çıkan ses, hiç şüphesiz ki kulaklarınıza bayram ettirecektir. 

Son Karar

Need for Speed: Payback oyununda, esasında 2015 yılının Need for Speed oyunu baz alınarak geliştirildiği çok açık bir şekilde belli, ama genel olarak fazlasıyla büyük bir harita sunması, serinin eski oyunlarındaki sevilen bazı özellikleri beraberinde getirmesi, Derelict sistemi ve oynanabilir üç karakteri ile yine de oynanmaya değer bir Need for Speed oyunu olmuş. Ancak gözler halen Need for Speed: Most Wanted ve Underground 2 oyununu aratmıyor değil.

Need for Speed Payback'i Uygun Fiyat Seçenekleriyle Kinguin.net Üzerinden Satın Alabilirsiniz

Need for Speed Satın Al

Yorumlar

OYUNUN ARTI YÖNLERİ

  • Görsellik
  • Müzikler
  • Derelict sistemi
  • Oynanabilir üç karakter

OYUNUN EKSİ YÖNLERİ

  • Bir önceki oyuna benziyor
  • Hızı hissedememek
  • Kaplamaların geç yüklenmesi
inceleme puanı
8.0
  • Grafik: 9.0/10
  • Ses / Müzik: 8.0/10
  • Hikaye / Atmosfer: 7.0/10
  • Oynanabilirlik: 8.5/10
kullanıcı puanı

0 KULLANICININ OYU

0.0
  • Puan verebilmek için giriş yapmalısınız.