KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Resident Evil 7: Biohazard İncelemesi

Oyun dünyasının en uzun soluklu serilerinden olan Resident Evil, Resident Evil 7: Biohazard ile yoluna kaldığı yerden devam ediyor. Yaratıcısının Shinji Mikami olduğu seri, 22 Mart 1996 tarihinde çıkmış olan Resident Evil oyunu ile açılışı yapmıştı. Şu zamanda oyun dünyasının efsaneleri arasına adını yazdırmış olan Jill Valentine ve Chris Redfield karakterlerinin kaybolan S.T.A.R.S. üyelerini aramalarıyla başlayan macera, Resident Evil serisini, adını duyduğumuzda şöyle bir duracağımız bir marka haline getirmişti. Her yeni oyunu ile içimizi kıpır kıpır eden seri, Resident Evil 4 sonrasında Shinji Mikami’nin Capcom ile yollarını ayırmasından sonra, halihazırda öğrencisi Jun Takeuchi ile yoluna devam ediyor. Ne var ki, dönüm noktası olarak nitelendirilen dördüncü oyun sonrasında, seri kendi içinde ikiye ayrılmıştı. Resident Evil 0, 1, 2, 3, CODE Veronica X bir grup, Resident Evil 4, 5 ve 6 ise bir grup olarak sayılıyordu. Bir taraf ne kadar hayatta kalma ve korku odaklıysa, diğer  taraf da bir o kadar aksiyona odaklıydı. Bir diğer deyişle, elimizde iki ayrı seri varmış gibiydi. Bu da tabi ki Resident Evil serisinin ivmesini son oyunlarda fazlası ile düşürmüştü. Her ne kadar Resident Evil 5 şu anda satış başarısı olarak tepe noktası sayılsa da, Resident Evil 6 oyununun satış başarısızlığı, hayran kitlesini arttırmaya çalışan Capcom firmasını bir çıkmaza sokmuştu. Bu noktada ise bir karar anı gelip çatmıştı. Her şeye rağmen bu yoldan mı devam edilecekti, yoksa bir şeylerin değişmesi mi gerekiyordu?

Resident Evil 6 oyununun çıktığı 2012 sonrasında, o zamanlar Nintendo tarafından satışa sunulmuş olan 3DS konsoluna özel olan Resident Evil: Revelations, daha sonradan PC, PlayStation 3, Xbox 360 ve Wii U için uyarlanmıştı. Buna bir nevi Capcom firmasının Resident Evil 7 için uygun tonu bulmaya çalışma girişimi diyebiliriz. Malum, Resident Evil: Revelations Capcom tarafından beklenen başarıyı sağlarsa, yeni oyunun temelleri bu oyun baz alınarak oluşturulabilirdi. Ne var ki, Resident Evil: Revelations da serinin özüne yakın bir oyun olmasına rağmen beklenen başarıyı gösterememişti.

Zaman içerisinde, Capcom tarafından yapılan araştırmalar devam ederken, o dönemde bir fenomen olan Outlast ortaya çıkmıştı. FPS açısından oynanan ve sadece kaçmaya yönelik konsepti olan Outlast, bir anda Youtuber olan hemen her kullanıcının kanalındaki yerini almıştı. Hatta Youtuber olmak için harekete geçen kullanıcılar bile neredeyse ilk olarak bu oyun ile işe başlama kararı almışlardı. Takdir edersiniz ki, fenomen olan bir şeye anında kanalınızda yer vermeniz, takipçi sayınızı kolaylıkla arttırır ve bir anda büyümenizi sağlar. Bu tabi ki Capcom cephesinin de gözünden kaçmadı. İlk başta aynı Resident Evil 6 gibi tabana kuvvet aksiyon odaklı bir konsept ile geliştirilmesine başlanmış olan Resident Evil 7, bir anda fenomen olan Outlast sonrasında konsept değiştirerek, FPS açısından oynanan bir seri oyunu olarak Jun Takeuchi ve ekibi tarafından geliştirilmeye başlanmış oldu. Ancak tabi ki duyurulması E3 2016 fuarını buldu. Fuar öncesinde birçok oyun ile ilgili beklenmedik sızıntılar yaşanırken, Capcom cephesindeki bilgi akışının neredeyse durması ile Resident Evil 7: Biohazard duyurusu bizler için tam bir sürpriz oldu. Tamamıyla yeni bir projenin videosunu izlediğimizi düşünürken, sonda karşımıza çıkan o isim, içimizin bir anda kıpır kıpır olmasına neden olmuştu.

Akabinde yayınlanmış olan oynanabilir demo, sürüsüne bereket ekran görüntüsü, fragman ve bilgi akışı ile birlikte günler haftaları, haftalar da ayları kovaladı ve en nihayetinde Resident Evil 7: Biohazard, 24 Ocak 2017 tarihinde PlayStation 4, PC ve Xbox One için piyasaya çıktı.

Hikaye

Bir Resident Evil oyunundan bekleyeceğimiz türden korku dolu maceramız, üç yıl kadar önce eşi Mia’nın öldüğünü zanneden Ethan Winters’ın eşinden bir şekilde haber alması ve aldığı bu haber ile Louisiana eyaletindeki Dulvey kasabasına gidişi ile başlıyor. Oldukça güzel bir sinematikten sonra, en nihayetinde kontrol bize veriliyor. Açıkçası bu gidişat, bizlere birazcık olsun Silent Hill 2 oyununu hatırlatmıyor değil. Malumunuz Silent Hill 2 oyununda da Silent Hill kasabasına gidişimiz, öldüğünü zannettiğimiz eşimiz Mary Shepherd-Sunderland tarafından gönderilen bir mesaj olmuştu. Resident Evil 7: Biohazard için de benzer bir durum söz konusu olduğunu söylesek yalan olmaz.

İlk olarak, demodan da aşina olduğumuz eve giriyoruz. Yani ziyaretçi evine. Yalnız ne ilginçtir ki eşimiz Mia’yı oyunun başı diyebileceğimiz bir noktada buluyoruz ve bu noktadan itibaren de olaylar gelişiyor. Bir diğer deyişle yavaş yavaş Baker ailesinin fertleriyle birer birer tanışmaya başlıyoruz.


Grafik

Capcom görsel açıdan bizlere her daim göz dolduran yapımlar sunmuştu. Eğer görselliğe önem veriyorsanız, o kadar aksiyonun içinde durup da etrafı bir incelemek istediğinizde, karakter modellemelerinden çevre tasarımına kadar her daim yüzünüzü güldüren bir tablo ile karşılaşmanız mümkün oluyordu. Resident Evil 7: Biohazard ile bu durum aynen devam ediyor. Tabi ki mevcut nesildeki teknolojinin imkanları ile bir adım daha öteye taşınıyor. Özel olarak geliştirilmiş olan RE ENGINE ile konsollarda 1080p çözünürlükte stabil bir 60 FPS performans sunmasının yanında, PC versiyonunda ise ekstradan 4K desteği ile görsel bir şölen yaşatıyor. Bunun yanı sıra, gerek iç mekan gerekse de dış mekandaki çevre tasarımlarının zenginliği, kaplamaların gerçeğe yakın görünmesi ve Havok motorunun  nimetlerinden de yararlanılması ile görsel anlamda dolu dolu bir oyun ile karşıya olmamızı sağlıyor. Öyle ki, zaman zaman sırf zevk olsun diye durup da çevreyi isteyebiliyorsunuz. Ancak dikkatli olun; çünkü, bazen nereden geldiği belli olmayan düşmanlar bir anda hem bu anı, hem de sinirlerinizi bozabiliyorlar ve bundan da hiç pişman değiller.


Ses / Müzik

Atmosfer tabi ki de bir oyununun olmazsa olmazları arasındadır. Söz konusu bir korku oyunu olduğu zaman ise, sesler bir adım daha önem kazanır; çünkü, oyunun geçtiği dünyanın kusursuza en yakın şekilde oluşturulması, bunun oyuncuya tam olarak aktarılabilmesi ve oyuncunun kendisini sanki gerçekten oradaymış gibi hissetmesinin sağlanması, ancak oluşturulan dünya ile uyumlu bir atmosfer ile sağlanabilir. Bunun yapıtaşlarından bir tanesi de tabi ki seslerdir. Capcom Resident Evil oyunlarında inandırıcılığı her daim üst seviyede tutmayı başarmıştır. Bu durum, Resident Evil 7: Biohazard ile birlikte yoluna tam gaz devam ediyor. Eğer kaliteli bir ses sisteminiz veya bendeki gibi 7.1 desteği olan bir kulaklığınız var ise, kendinizi oyunun atmosferine kaptırmamanız mümkün değil.


Oynanabilirlik

Resident Evil 7: Biohazard oyunundaki en büyük değişiklik ise pek tabi ki ilk başta fark edildiği üzere kamera açısı. Resident Evil 4 oyununa kadar sabit kamera açılarından oynadığımız Resident Evil oyunları, dördüncü oyun ile birlikte omuz üstü kamera açısına geçiş yapmıştı. Resident Evil 7: Biohazard ile birlikte de FPS açısına geçiş yapıldı. Bunda tabi ki son dönemde çıkan Outlast, SOMA, Amnesia gibi korku oyunlarının çok büyük bir kısmının FPS açısından oynanıyor olması ve bu sayede de korku hissiyatının oyunculara fazlasıyla kolay bir şekilde yaşatılabiliyor oluşuydu. Capcom ise, Resident Evil 5 ile başlayan, altıncı oyun sonrasında da katlanarak artan ‘serinin özüne dönmesi’ yönündeki taleplere karşılık çareyi seriyi FPS açısına geçirtmekte bulmuş.  Bunun fazlasıyla olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Bilhassa da serinin yaratıcısı olan Shinji Mikami tarafından ‘artık oyuncuları korkutmanın fazlasıyla zorlaştığı’ yönündeki  söylemini ve son dönemdeki Outlast oyununun yarattığı etkiyi de hesaba katacak olursak, Capcom firmasının attığı adımın son derece yerinde olduğu aşikar. En azından son dönemde çıkan Resident Evil oyunlarından sonra artık korkudan bağırıp çağıran oyunculara bakarak bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Oynanabilirlik konusunda dikkat çekmek istediğimiz bir diğer husus ise silah kullanımı. E3 2016 fuarındaki duyurudan hemen sonra yayınlanmış olan Beginning Hour demosunda, bildiğiniz gibi balta haricinde herhangi bir silah kullanamamıştı. Gerçi demo sırasında silah kullanmamızı gerektirecek herhangi bir düşmanın çıktığını da görmemiştik. Ancak yine de oyuncuların kafasında “Acaba Outlast oyununda olduğu gibi sadece kaçacak mıyız?” sorusu oluşmuştu. Neyse ki, ilerleyen zamanlarda gelen bilgiler ve demo için yayınlanan güncellemeler ışığında, mühimmat depomuzun epey geniş olduğunu görmüştük. Öyle ki, Beginning Hour demosu için yayınlanmış olan son güncellemedeki tabancaya ek olarak pompalı tüfeği, bomba atar, alev silahı, maket bıçağı, komando bıçağı ve patlayıcı da kullanabiliyoruz. Buna ek olarak, ilk oyundan beridir yanımızda olan sağlık bitkilerimiz de bizleri Resident Evil 7: Biohazard oyunumuzda bizleri yalnız bırakmıyorlar. Ancak hepsi bu değil. Oynanabilirliğe bazı yenilikler getirilmiş. Etrafta bulduğumuz Chem Fluid ve Strong Chem Fluid ile etkisi kademeli olarak artan First Aid Med ve Strong First Aid Med üretebiliyoruz. Böylece sağlığımızı büyük ölçüde veya tam anlamıyla geri kazanabiliyoruz. Aynı durum Gun Powder için de geçerli Chem Fluid ve Strong Chem Fluid ile birleştirdiğimiz zaman duruma göre Handgun Ammo veya Enhanced Handgun Ammo üretimi yapabiliyoruz. Bu özellik esasında serinin ilk oyunlarında da bulunuyordu. Bu yönden hoş bir detay, güzel bir nostalji olmuş diyebiliriz. Öte yandan, Handgun Ammo veya Enhanced Handgun Ammo arasındaki tek fark ise adından anlaşılacağı gibi daha etkili olması. Bir örnek vermek gerekirse, normal tabanca mermisi ile bir Molded yaratığını kafasına isabet ettireceğiniz üç mermi ile ancak bertaraf edebiliyorken, Enhanced Handgun Ammo ile tek atışta yere serebiliyorsunuz.  

Resident Evil serisi esasında bir hayatta kalma-korku oyunu olduğu için haliyle de hayatta kalabilmek için bir nevi savaşmamız gerekiyor. Bu bağlamda da cephanemizi gerektiği gibi kullanmak ve mümkün olabildiğince isabetli atışlar yapmak veya gerekmedikçe savaşmamak ve cephanemizi daha güçlü düşmanlara saklamak en önemlisidir. Ne var ki, Resident Evil 4, 5 ve 6 oyunlarında bol keseden cephane verildiği için haliyle de önceki oyunlar gibi cephaneyi hiç dert etmiyor, üç merminin hesabını yapmak gibi bir derdimiz olmuyordu. Bir diğer deyişle mermi saçabiliyorduk. Resident Evil 7: Biohazard ise bu konuda tam ters tarafta duruyor. Her ne kadar sadece etraftan mermi toplamıyor, uygun bileşenleri bulduğumuzda kendi cephanemizi üretebiliyor olsak da, haritanın dört bir yanı eşya kaynamadığı için haliyle de üretebildiğimiz cephanemiz de sınırlı oluyor. Yani yine gerekmedikçe savaşmamak ve cephanemizi Baker ailesinin bireylerine saklamamız yerinde bir karar olacaktır.


Beklediğimize Değdi Mi?

Resident Evil 7: Biohazard, genel olarak merak uyandırıcı hikayesi ile başarılı bir korku oyunu olmuş. Atmosfer anlamında uzun zamandır özleminin çekildi korku öğesinin geri dönmesi de cabası. Resident Evil yine bildiğiniz Resident Evil. Hayatta kalmak için savaşmaktan tutun da türünün gerektirdiği korku öğesi tam anlamıyla geri dönmüş. Tanıdık yüzlerin olmayışı bir eksi olabilir, ama şöyle bir düşünecek olursanız, Resident Evil 1 çıkmadan önce hangimiz Chris Redfield’ı tanıyordu? Jill Valentine’in varlığından haberdar mıydık? Leon Scott Kennedy ve Ada Wong ikilisinin adları daha önceden geçmiş miydi? Claire Redfield kimdi?

Yorumlar

OYUNUN ARTI YÖNLERİ

  • Korku ögesinin geri dönüşü
  • FPS açısı

OYUNUN EKSİ YÖNLERİ

  • Aşina olunan yüzlerin olmayışı
  • Yükleme süreleri
inceleme puanı
9.0
  • Grafik: 9.5/10
  • Ses / Müzik: 9.5/10
  • Hikaye / Atmosfer: 9.0/10
  • Oynanabilirlik: 8.0/10
kullanıcı puanı

0 KULLANICININ OYU

0.0
  • Puan verebilmek için giriş yapmalısınız.