KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Ghost Recon Wildlands İnceleme

Ghost Recon: Wildlands, uzunca bekleyişin ardından sonunda PC, PS4 ve Xbox One platformları için piyasaya sürüldü. İlk olarak E3’te gösterilen oyun, seriye getirdiği yenilikler ile dikkat çekmişti. Kapalı ve açık beta süreçlerinden sonra bizimle buluşan oyun, devasa haritasıyla uzunca bir oynanış süresi sunarken, bizi de bir hayli zorlamayı başardı.

Ghost Recon serisi, aslında taktiksel alt yapısıyla ön plana çıkıyordu. Daha dar alanlarda geçen ve büyük çatışmalar yerine, yavaş ilerleyen; ancak tadında giden oynanışlara sahip oluyorlardı bu seriye dahil olan oyunlar. Özellikle bir önceki oyun Future Soldier, her ne kadar hikaye anlatımında ve optimizasyonunda sıkıntılar yaşa da özellikle çok oyunculu tarafta oyunculara eğlenceli dakikalar yaşatmayı başarmıştı.

Bütün oyuncular bir devam oyunu beklerken Ubisoft, Rainbow Six Siege ile karşımıza çıktı. Biraz olsun Ghost Recon serisinden aldığı temelle Rainbow serisini harmanlayan şirket, karşımıza çok iyi bir oyunla çıkmıştı. Fakat taktiksel kısmın Rainbow’a geçmesinin ardından Ghost Recon serisinin hali merak edilir olmuştu. Bu beklentiyi hemen karşılamak isteyen Ubisoft da Rainbow’un çıkışından çok geçmeden, Wildlands’in ilk videosunu bizlerle buluşturdu.

Yeni oyunla birlikte serisi kabuk değiştirmiş ve açık dünya temeline oturmuştu. Yine belirli taktiksel durumlar söz konusu gibi görünse de o bir önceki oyundan bambaşka bir oyunun çıkmaya hazırlandığını hemen görebiliyorduk. Nitekim oyunun nihai sürümü elimize ulaştığında da bundan eser kalmadığını görebildik. Yine de serinin köklerinin Wildlands’de de görüldüğünü ve bu köklerden hareketle yenilikçi bir oyun ortaya koyulabildiğini de söyleyebiliriz.

Hikaye

Ghost Recon: Wildlands, 2019 yılının Bolivya’sındageçiyor. Bu yıllarda ülkede git gide güçlenen Santa Blanca isimli bir uyuşturucu karteli, neredeyse ülkenin hepsine hakim ve Unidad isimli askeri birliğe ödediği paralarla da ülkede elini kolunu sallayarak dolaşabiliyor.

“Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır” sözündeki gibi bir uyuşturucu karteli olmaktan öte artık terörizme doğru kayan kartel, La Paz’daki Amerikan elçiliğine bombalı eylem düzenleyerek, elçilikte bulunan Ricardo “Ricky” Sandoval isimli gizli ajanı kaçırır. Karteli bitirmek için çalışan bu ajanın cansız bedeni de bulunduktan sonra Amerika harekete geçer ve Kingslayer ismini verdiği bir operasyon ile bölgeye Ghost timini gönderme kararı alır.

Gönderilen tim üyelerinden bir tanesini oynadığımız oyunda, amacımız hem kartelin bütün liderlerini öldürmek hem de Kataris 26 ismi verilen direnişçi gruba da destek olmak. Bu grubun etkinliği oyun içinde görülebildiği gibi kimi zaman görevlerde de size yardımcı olabiliyorlar.

Oyundaki ana görevimiz ise El Sueño isimli “patronların patronu” öldürmek. Bölgelerin yöneticilerinin en üstünde bulunan her yanı dövmeli bu karakterimizin, asıl görevimiz olduğu oyunun her anında bizlere hissettiriliyor. Nitekim son bölüme geldiğimizde de çok acı bir sonla görevi başarabildiğimizi görüyoruz. Bununla birlikte ilerleyişinize göre oyunda farklı sonların olduğunu da söylemeliyim. Son olarak yaratılan El Sueño, karakterinin belki de son zamanlarda Ubisoft oyunlarında gördüğümüz en değişik karakterlerden bir tanesi olduğunu da belirtmeden geçmemem lazım.  

Oynanış

En başta da dediğimiz gibi Wildlands’i serinin diğer oyunlarından ayıran en büyük özelliklerinden bir tanesi açık dünyası. Ubisoft’un bu işi layıkıyla yaptığını da belirtelim. Hiçbir sınır olmadan, görünmez duvarlara çarpmadan devasa haritanın istediğiniz yerine gidebiliyorsunuz. Öyle bomboş da olmayan bu harita, her zaman sürprizlerle dolu ve sizi sürekli ilerlemeye itiyor. Ubisoft’un dediği gibi “gelmiş geçmiş en büyük açık dünya” olmaya da aday olan bu harita, oyunun zevkini bir hayli arttırıyor.

Bütün Bolivya’yı kapsayan bu harita 26 bölgeye ayrılmış durumda ve 26 bölgenin farklı patronu bulunuyor. Biz de bu patronları tek tek aradan çıkararak, en üste ulaşmaya çalışıyoruz. Sadece ana görevlerle de değil; çeşitli yan görevlerle de gerekli bilgileri alabiliyor ve kendimize yeni noktalar belirleyebiliyoruz. Yine de görevlerin çoğu zaman birbirine benzemesi ve yaptığınız şeylerin temelde neredeyse aynı olması, bir süre sonra canınızı sıksa da bunun devasa bir harita üzerinde gerçekleşiyor oluşu bunu biraz olsun hafifletiyor. Hiç yükleme olmadan koca bir haritayı geziyor oluşumuz da yine son dönemdeki Ubisoft oyunlarında gördüğümüz güzelliklerden bir tanesi.

Oynanışın temel direği ise operasyonları birlikte yürüttüğünüz ekibiniz. Eğer tek başınıza oyunda devam etmek istiyorsanız, dört kişiden oluşan ekibin üç üyesini yapay zeka kontrol ediyor. Fakat maalesef bu yapay zeka, pek de istediğiniz gibi hareket etmiyor. Bunun için serinin vazgeçilmezlerinden olan komutları kullanarak, yapay zekayı daha kullanılabilir hale getirmeniz mümkün. Eğer bir arkadaşınızla oynamak isterseniz, ekipteki yapay zekalar ortadan kayboluyor ve bir anda iki kişilik bir görev timine dönüşüyorsunuz. İnsan sayısı azalsa da iki kişiyle de görevler yapılabiliyor. Fakat yüksek zorluklarda yapay zeka ile gittiğiniz görevlerden çok da sağ çıkamadığınızı söyleyebilirim. Ayrıca bir kere co-op oynadıktan sonra tekrar yapay zeka ile görev yapacağınızı da düşünmüyorum.

Değinilmesi gereken üçüncü nokta ise kişiselleştirmeler. Ubisoft, The Division’da yapamadığı bu işi bu sefer kotarmış ve oyunculara devasa bir kişiselleştirme imkanı sunmuş. Karakter yaratımında başlayan bu çeşitlilik, sonrasındaki kozmatik detaylarda da devam ediyor. Üzerine giydiğiniz çeşitli kıyafetlerin bir diğer hoş yanı da ara sahnelerde o kıyafetlerle yer alıyor oluşunuz. Asıl detaylı kısım ise silah kişiselleştirmelerinde devreye giriyor. Her silaha takılacak onlarca farklı özellik bulunuyor. Haritanın her yeni yerinde farklı bir silah ve farklı özellikler sizi beklediğinden, kendinize ait bir silah yapmak için uzun sürenizi verebilirsiniz. Bu da oyundaki çeşitliliği ve zevki arttıran bir başka faktör olmuş.

Ubisoft’un yine yamadığı şey ise arabalar olmuş. Oyunda arabalardan helikopterlere, küçük uçaklardan motosikletlere kadar onlarca farklı aracı kullanmanız mümkün. Kolayca kontrol edilebilen bu araçların çoğu zevkli olsa da diğer Ubisoft oyunlarında olduğu gibi araba kullanmak bu sefer de hoşunuza gitmeyecek. Dahası arabalar yine Watch Dogs’da olduğu gibi neredeyse uçuyormuş gibi hareket ediyorlar ve fizikleri oldukça kötü. Bu sebeple yürüyerek gitmek bile isteyebilirsiniz.

Arabaların kötülüğünün yanında karşınıza çıkan kimi buglar da canınızı sıkabiliyor. Kimi zaman bu buglar oyunu alt üst edecek düzeye kadar çıkabiliyorlar. Yakın zamanda bunların düzeltileceğinden şüphemiz yok ama bunun şimdilik büyük bir problem olduğunun altını çizelim. Benim canımı sıkan en büyük bug ise yapay zeka ile oyuna devam ederken, yeni bir arabaya bindiğinizde ekibiniz bir başka arabada olsalar bile bir anda sizin arabanıza ışınlanıyorlar. Herhangi bir animasyon yapılmadan icra edilen bu geçiş, akıcılığı sağlasa da çoğu zaman göze batıyor.

Sonuç

Kimi zaman geç yüklenen kaplamalar, karşınıza çıkan buglar ve rahatsız edici yapay zeka oyunun eğlenceli olmasını engellemiyor. Haritanın sınırsız oluşu, her görevi istediğiniz gibi yapma imkanı sunması, belki tek düze gidecek bir oyunu kurtarıyor. Çoğu zaman hikayeyi bile takip etmeden oyuna odaklanıyor ve çevrenizdeki her görevi yapmak istiyorsunuz. Çok büyük bir harita da buna eklenince, saatlerce oynayabileceğiniz bir oyun çıkıyor karşımıza.

Fakat oyunu satın almadan önce, yapay zeka ile oynamanın çok sıkıcı olduğunu tekrar düşünmenizi isteriz. Eğer bir arkadaşınızla birlikte oynama şansınız varsa, hatta yoksa yaratın bu şansı, gerçekten son dönemlerin en iyi shooter oyunlarından birini deneyimleyebilirsiniz. İki ya da üç kişilik arkadaş gruplarının oldukça eğleneceği ve seveceği bir oyun olmuş. 

OYUNU SATIN ALMAK İÇİN BU ADRESİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ. 

Yorumlar

OYUNUN ARTI YÖNLERİ

  • Açık dünya
  • Kişiselleştirmeler

OYUNUN EKSİ YÖNLERİ

  • Buglar
  • Araba mekaniği
  • Yapay zeka
inceleme puanı
8.0
  • Grafik: 8.0/10
  • Ses / Müzik: 7.0/10
  • Hikaye / Atmosfer: 8.0/10
  • Oynanabilirlik: 9.0/10
kullanıcı puanı

0 KULLANICININ OYU

0.0
  • Puan verebilmek için giriş yapmalısınız.