KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Far Cry Primal İnceleme

Günümüzde yaşananları bile aydınlatmak çok zorken, henüz yazıyı keşfedememiş insanların hayatlarına bir bakış atmak imkansız. Yine de arkeologların azimli çalışmaları sayesinde tarih öncesi devirlerde yaşamış insanların neler yaptıklarına dair fikir edinebiliyoruz. Arkeologların kazılarının yanı sıra coğrafi değişimler de bizlere önemli bilgiler verebiliyoruz.

Far Cry Primal’ın geçtiği milattan önce 10.000 yıllarında dünya, henüz Buzul Çağı’nı atlatmış durumda. Buzulların çekilmesiyle birlikte yeryüzünde büyük değişiklikler de yaşanmış. İnsanlar taştan aletleri daha fazla kullanmaya başladıkları gibi ilk kez hayvanları da evcilleştirmeye başlamışlar. Tabii gerçekte sadece köpeğin bu yıllar arasında evcilleştirildiğini görebiliyoruz. Hala avcı ve toplayıcı şeklinde yaşayan insanlık, Orta Çağ olarak adlandırılan bu devirde malzemelerini bir arada tutmaya başlıyor. Depolama faaliyetiyle birlikte yerleşik hayata doğru da bir adım atılmış. Mağaralara resimler çizilerek, en azından bazı dertler anlatılmaya çalışılmış.

Far Cry Primal ise Orta Taş denilen bu çağda geçiyor. Diğer oyunların aksine bu sefer elimizde balta, mızrak ve ok gibi silahlar bulunuyor ve öyle arabalara atlayıp bir yerlere gidemiyoruz. Ancak oyunu anlatmaya başlamadan önce, insanlık tarihine ilişkin bilgiler verdiğimiz gibi Far Cry tarihine de değinelim.

İlk Far Cry, 2004 yılında Crytek tarafından geliştirilmiş ve oldukça sevilmişti. Bir adanın içerisinde aksiyon dolu dakikalar yaşadığımız oyun, daha sonra Crytek’ten alınmış ve Ubisoft’un kendi stüdyoları tarafından geliştirilmeye başlamıştı. Far Cry 2, ilk oyunun izinden gitse de, ateşin bütün ormanı sarması gibi yenilikler sunuyordu. Far Cry 3 ise başlı başına müthiş bir oyundu ve seriyi tamamen değiştiriyor, bizleri açık dünyanın içinde inanılmaz bir heyecana sürüklüyordu.

Far Cry 3’e kadar aslında işler süper gidiyordu Ubisoft için, hatta araya alınan Blood Dragon da çok başarılı bir oyundu; ama Far Cry 4 bana kalırsa gerçekten kötüydü. Daha doğrusu iyi bir oyundu ama Far Cry 3’e ait bütün izler aynen takip edilmiş ve oyunculara neredeyse hiçbir yenilik sunulmamıştı. Hatta üçüncü oyunda beğenilen kötü adam Vaas’ın neredeyse aynısı oyuna monte edilmişti.

Far Cry Primal da aynı sistemi kullanan ama bizi eski çağlara götüren bir oyun. Far Cry 3 ya da 4’ü oynadıysanız, size aynı oyunu oynadığınız hissini çokça verecektir. Bu bir oyun serisi içinde yer alıyor ve daha farklı ne sunabilirlerdi gibi yaklaşımlar gösterilebilir; ama oyuna başladığınızda ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.

İşin bir diğer kötü tarafı ise aynı mekaniklerin göze sokulup durması. Yani şurayı ele geçir, hayvanları evcilleştir, buradaki insanları tamamen öldür gibi görevler sürekli olunca, hayatınızdan uzun saatler çalınmış gibi hissediyorsunuz. Haliyle bir yerden sonra oyunu bırakmanız çok anormal değil. Bu uzunca ve bence gerekli girişten sonra Far Cry Primal’ın ayrıntılarına girebiliriz, ayrı başlıklar halinde oyunu ele alabiliriz.

Hikaye

Daha önce tanıtım videolarında da gördüğümüz gibi oyun bir av sırasında başlıyor. Kabilemizdeki elemanlarla birlikte mamut avladığımız sırada, bir kaplan bize saldırıyor ve çevremizdekileri yerle yeksan ediyor. Gruptan hayatta kalan sadece biz varız. Dalso isimli diğer karakter ise son nefesini vermek üzere ama bize çok önemli bir bilgi vermeden ölmüyor: Oros’a git. Hikaye ise Tensay isimli karakterin Oros’a nasıl geldiğini ve Wenja kabilesini nasıl bulduğunu anlatmasıyla başlıyor.

Yorumlar

OYUNUN ARTI YÖNLERİ

  • Atmosfer
  • Grafikler
  • Hayvanlar

OYUNUN EKSİ YÖNLERİ

  • Daha önceki oyunlarla aynı
  • Dövüş sistemi yavan
  • Bir süre sonra tekrara bağlama
inceleme puanı
7.5
  • Grafik: 9.0/10
  • Ses / Müzik: 8.0/10
  • Hikaye / Atmosfer: 7.0/10
  • Oynanabilirlik: 6.0/10
kullanıcı puanı

0 KULLANICININ OYU

0.0
  • Puan verebilmek için giriş yapmalısınız.