KULLANICI PANELİ
PLATFORMLAR
TURUNCU MENÜ
TURUNCU LEVYE

Oyunlar ve Şiddet Eğilimi Arasında Bir Bağlantı Var Mı?

Uzun yıllardan beri süre gelen tartışmaların başında video oyunları ve şiddet arasındaki bağlantı var. Özellikle ülkemizde, medyanın da abartmasıyla şiddet eğilimin başlıca sebebi olarak video oyunları, filmler ve diziler gösteriliyor. ABD'de yapılan bir araştırma ise bu bağlantıyı ayyuka çıkarıyor.

Öncelikle ülkemizde konu üzerine yapılan çalışmalara göz attıktan sonra, ABD'de de klinik ruhbilimci Christopher Ferguson tarafından çalışmanın sonuçlarına bakacağız. Ülkemizdeki bakış açısını göstermek için Doç. Dr. Tepeli ve Doç. Dr. Ahmet Güzel tarafından yapılan açıklamalar ve Adli Bilimler Dergisi'nde yayınlanan bir makale, bizler için örnek teşkil edecek cinsten. Bakalım ismini verdiğimiz bu açıklamalarda neler deniyor.

"Bilgisayar oyunlardaki şiddet, çocuğun gerçek yaşamda da bunu normal görmesine sebep olmaktadır. Daha sonra çocuklar, aynı şiddet içeren hareketleri günlük yaşamında da kullanmaktadır. Bu oyunlar, zorbalık, küfür etme, akranlara veya kardeşlere dayak atma gibi eğilimlerin artmasına yol açmaktadır." (Tepeli, 2014)

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kezban Tepeli tarafından yapılan açıklamada, yukarıda söylenen sözler aynen bulunabiliyor. Bilimsel bir platformda yapılan bir açıklama olmadığı için doğruluğunu ya da kaynaklarını tartışmak mümkün olmuyor; ancak açıklamanın devamında herhangi bir atıf yapılmaması, bunun dayanaklı bir söylem olmadığını bizlere gösterir cinsten. Yapılan bir araştırmaya atıf yaparak böylesine bir açıklama yapılsa, bunun ardındaki gerçekleri anlamamız açısından daha yararlı olabilirdi.

"Eğer bir oyun içerisinde 1'den fazla şiddet sahnesi var ise, 1 dakika içerisinde 4- 6 kez şiddet içerikli bir sahneyi oyun içerisinde görüyorsanız ve oyunun içerisinde meydana gelen şiddetin karşılığında bir ödüllendirme konusu söz konusu ise, çocukların bu tarz şiddet içerikli oyunlara ilgisi artmakta. Bu şiddet içerikli oyunlar küçük çocuklarda korku hissinin oluşmasına neden oluyor. Özellikle de gece korkularının meydana gelmesini sağlıyor. Daha sonraki dönemlerde çocukların şiddete karşı duyarsızlaşması ve şiddete karşı mağduriyet duygusunun her zaman ön planda olmasını sağlamakta." (Güzel, 2014)

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Acil Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Güzel tarafından yapılan bu açıklamanın altını ayrıca çizmek isterim. Çünkü ilerleyen satırlarda, ABD'de yapılan araştırmadan bahsetmeye başladığımızda, asıl sorunun bu bakış açısından kaynaklandığını anlayabileceğiz. Ayrıca yine bu açıklamanın bir deneye ya da araştırmaya dayanmadığını da belirtmek gerek. Tabii ki; bir röportaj olması sebebiyle böylesine bir atıf yapılmasını da beklemiyoruz. Yine de "şura araştırmalar söylüyor ki" gibi bir söylemle bu bilgi verilse, bir bilim adamına daha yakışır olabilirmiş.

Buraya kadar ülkemizdeki bilim adamlarının konuya dair görüşlerine küçük bir parantez açtık. Yapılan açıklamalardan anlayacağınız üzere ülkemiz bilim dünyasında video oyunları ve şiddet arasındaki bağlantıya karşı bakış açısı, aşağı yukarı böyle. Daha ciddi bir çalışma olması ve bir dergide yayınlanması sebebiyle "Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri: Saldırganlık, Şiddet ve Suça Dair Bir Değerlendirme" başlıklı makale bizler için daha değerli sayılabilir.

Mezkur makale aslında telif bir eser değil. Yani makaleyi hazırlayanlar tarafından yapılan araştırmaların sonucunu bizlere vermiyor. Amaçları şu şekilde anlatılmış: "özellikle şiddet içerikli video oyunlarının yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerde pek çok bilimsel araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, yapılan bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bulguları sistematik bir literatür taramasıyla analiz ederek aileler ve toplum için alınması gereken tedbirleri belirleme, toplumsal bir farkındalık oluşturma, kamu politikalarına ilişkin bazı alternatif öneriler getirmeyi ve konuya ilişkin Türkiye özelinde ülke çapında yapılması gereken bilimsel araştırma ihtiyacına işaret etmeyi amaçlamaktadır." (Dolu vd., 2010)

Osman Dolu, Hasan Büker ve Şener Uludağ tarafından hazırlanan makalenin, oyunlar ve şiddet eğilimi üzerine yapılan araştırmaları derlemesi açısından çok değerli olduğunu belirtelim. Yine de tek taraflı bir bakış açısıyla hazırlanmasından ötürü sadece bu yönde açıklamaların olduğu yayınlar makalede yer bulmuş. Yani ismi geçen kişiler, "oyunlar ve şiddet arasında bir bağlantı vardır" savlarını kanıtlamak için sadece bu görüşlerin yer verildiği makaleleri bir araya getirmişler. Buna rağmen yazının kaynakça kısmında ismi geçen makaleyi bularak, okumanızı tavsiye ederim.

Bizi ilgilendiren ve bu yazıya başlamamızın sebep olduğu araştırma ise oldukça iç açıcı ve mantıklı ilerleyen bir yazı. Öncelikle Evrim Ağacı tarafından yazılan bir yazıyla bir kısmı Türkçeye çevrilen araştırmanın ne dediğine bir göz atalım:

"Ferguson, öncelikle 1920 ile 2005 yılları arasındaki film şiddeti örneklerini ve gerçek cinayet oranlarını çözümledi. Bu seneler boyunca çıkmış en ünlü filmlerdeki şiddet oranı ve sıklığını ölçmek için bağımsız değerlendirme uzmanlarından yardım aldı ve sonra bu veriyi karşılık gelen yıllardaki cinayet oranlarıyla ilişkilendirdi. Bulduğuna göre, belki 20. yüzyılın ortaları hariç, hiçbir bağlantı yapılamıyordu. Tarihteki bu noktada, cinayet oranları ve şiddet filmleri örnekleri kısa sürede arttı fakat 1990'dan sonra eğilim tersine döndü ve film şiddeti daha az cinayetle ilişkili oldu. Bu, ayrıca 1920'ler ve '40'lar arasındaki yirmi yıl boyunca da gözlendi.

Sonrasında, Ferguson 1996'dan 2011'e kadar video oyunu tüketimi ile gençlik şiddet oranını araştırdı. ABD Eğlence Yazılımı Değerlendirme Dairesi (ESRB)'nden bağımsız değerlendirme uzmanlarından, bu yıllar arasındaki ünlü video oyunlarında bulunan şiddet seviyesi ve sıklığının miktarını belirlemede yardim alındı ve elde edilen veri o zamanki federal gençlik şiddet oranı ile bağdaştırıldı.Veri, tıpkı 1990'dan sonraki filmlerde olduğu gibi, şiddet içeren video oyunu tüketimi ile gençlik içindeki şiddet arasında ters orantı varmış gibi görünürken Ferguson sonucun bir tesadüften başkası olmadığını söylemek için hazır değildi. Fakat emin olarak söyleyebildiği şey, medya şiddetinin daha önce hiç olmadığı kadar tüketildiği bu dönemde, medya şiddetini toplumsal şiddete bağlamak için belirgin bir bulgunun kesinlikle olmadığıdır. Sonuçlar Journal of Communication dergisinde yayınlandı. Ferguson, bir basın toplantısında şöyle diyor:

Toplumun suç azaltma sorununa ayırdığı kısıtlı miktarda bir kaynağı ve ilgisi var. Sorunu yanlış tanımlamak gibi bir tehlike söz konusu, mesela medya şiddeti toplumun dikkatini yoksulluk, eğitim,  mesleki eşitsizlikler veya akıl sağlığı gibi daha ciddi sorunlardan başka tarafa çekebilir. Bu araştırma toplumun gerçekten önemli olan sorunlara odaklanmasına ve gerçeklik değeri küçük olan ahlaki gündemlerle uğraşmak için gereksiz kaynakları tahsis etmesini önlemeye yardımcı olabilir." (Aktaran Zaloğlu, 2015)

Sonuç

Genel geçer görüşün video oyunları ve şiddet arasında bir bağlantı olduğunu gösterdiğini saptadık. Ancak gördük ki; internette kolayca ulaşılabilecek yazılar ve makalelerde belli başlı sıkıntılar var: Konuşmalar ya kaynaksız yapılmış ya da sadece bir kısım görüşler baz alınarak hazırlanmış. Hal böyle olunca ortaya sadece bir bakış açısıyla söylenmiş ve geneli kapsamayan durumlar çıkmış.

Christopher Ferguson'un çalışmasında ise dayanaklarının sağlam ve araştırmanın düzgün yapıldığının ibarelerini görebiliyoruz. Olaya bir bilim adamı gibi yaklaşılmış ve ortaya bir sonuç çıkarılmış. Çıkan sonucun ise Doç.Dr. Ahmet Güzel tarafından söylenenlerin tam tersi olduğunu anlamak güç olmayacaktır. Keza diğer araştırmalar ve söylemler de bu sonuçla birlikte yanlışlanmış olur.

Ferguson tarafından yapılan çalışmanın çok güç olmadığını da söylemek gerek. İletişim bilimleri üzerine çalışan okuyucularımız var ise benzer bir çalışmayı ülkemizde de yürütebilirler. İşte tam burada ise Dolu ve diğerleri tarafından yayınlanan makaleye bir eleştiri getirme ihtiyacı hissediyoruz. Üç polis tarafından hazırlanan çalışma, sadece bir derleme olmaktan çıkabilir ve çok okunan bir araştırma olabilirmiş. Ellerinde Emniyet Müdürlüğü'nün tüm verisi olan bu kişiler, Ferguson'un yaptığı gibi bir çalışmayı Türkiye'ye uyarlayarak ya da elde ettikleri verilerin sağlamasını yaparak, daha doğru sonuçlar almaları mümkün olabilirmiş. Yaptıkları çalışma her ne kadar akademik bir makale formatında olsa da, biraz okuyan biri için herhangi bir şey ifade etmemektedir.

Yine burada ülkemizin asıl sorunlardan bir tanesine gelmiş oluyoruz. Başkaları tarafından hazırlanan çalışmalara olan itimadın fazla olması sebebiyle onları sorgulama yoluna gitmiyoruz. Okuduğumuz bir yazı ya da makale bize dosdoğru geliyor. Haliyle ortaya bize ait bir şeyler çıkarmakta zorlanıyoruz.

Son söz olarak ise yukarıda belirttiklerimizin de bir derleme olduğu söyleyelim. Yani bizim konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmamamız sebebiyle bunları doğrulama gibi bir yola gidemiyoruz. Ancak sizler için bir araya getirdiğimiz bu üç farklı görüş sonucunda, fikirlerimizi ve hangilerinin doğru olabileceğini söylüyoruz. Bu çalışmaları ve açıklamaları okuduktan sonra anladık ki; video oyunları ve şiddet arasında söylenildiği gibi bir bağlantı yok. Göbek bağı ile birbirine bağlanmayan bu iki kelime üzerinden genelleme yapmak mümkün değil. Belki belirli durumlarda ve bazı insanlarda video oyunları şiddete eğilime yol açabiliyor. Ama Ferguson tarafından yapılan araştırmada gördüğümüz üzere bunu genele yaymak mümkün değil.

Kaynakça

Dolu ve diğerleri. (2010). "Şiddet İçerikli Video Oyunlarının Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri: Saldırganlık, Şiddet ve Suça Dair Bir Değerlendirme". Adli Bilimler Dergisi,9. Sf. 54-75.

Ferguson, Christopher.(2015) "Does Media Violence Predict Societal Violence? It Depends on What You Look at and When". Journal of Communication, Volume 65. sf. E1–E22.

Güzel, Ahmet. (2014, 2 Şubat). "Şiddet içerikli oyunlar çocuklarda ciddi sorunlar yaratıyor". Erişim Tarihi: 12 Ocak 2016. http://www.milliyet.com.tr/siddet-icerikli-oyunlar-cocuklarda-pembenar-detay-cocuk-1842305/

Tepeli, Kezban. (2014, 20 Nisan). "Bilgisayar oyunları şiddeti normalleştiriyor". Erişim Tarihi: 12 Ocak 2016. http://www.haberturk.com/saglik/haber/940791-bilgisayar-oyunlari-siddeti-normallestiriyor

Yorumlar